Kira Hukuku ve Tahliye Uyuşmazlıkları

Kira Hukuku ve Tahliye Uyuşmazlıkları

Giriş: Türk Kira Hukukunun Dinamik Yapısı ve Güncel Gelişmeler

Mülkiyet hakkı ile sözleşme özgürlüğü arasındaki hassas dengenin en somut görünümünü oluşturan kira hukuku, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) yürürlüğe girmesiyle birlikte sistematik bir yapıya kavuşmuştur. Ancak, özellikle 2023-2025 yılları arasında yaşanan hiperenflasyonist ekonomik konjonktür, barınma ihtiyacının anayasal boyutu ve taşınmaz mülkiyetinin ekonomik değeri, bu hukuk disiplinini salt bir sözleşmeler hukuku konusu olmaktan çıkarıp, sosyal ve ekonomik etkileri olan derin bir uyuşmazlık sahasına dönüştürmüştür. Elmas Hukuk Bürosu olarak hazırladığımız bu rapor, kira hukukunun temel dinamiklerini, doktrinel tartışmaları ve bilhassa Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ile Hukuk Genel Kurulu'nun (HGK) 2024 ve 2025 yıllarında verdiği, uygulamaya yön veren emsal kararlarını detaylı bir şekilde analiz etmeyi amaçlamaktadır.

Bu çalışmanın temel gayesi; hakim, savcı ve avukat meslektaşlarımızın, karşılaştıkları karmaşık vakalarda başvurabilecekleri, mevzuat ve yüksek yargı kararlarıyla temellendirilmiş, güvenilir ve teyit edilebilir bir başvuru kaynağı oluşturmaktır. Raporda, "kiracı koruması" (favor tenentis) ilkesinin sınırları, mülkiyet hakkının (TBK m. 350 ve devamı) kullanım şartları ve usul hukukunun (HMK) katı şekil şartları, en ince detayına kadar irdelenecektir. Özellikle 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe giren zorunlu arabuluculuk müessesesinin iki yıllık uygulamasının sonuçları ve Yargıtay'ın bu konudaki "dava şartı" yorumları, 2025 perspektifiyle değerlendirilecektir.

Bölüm I: Kira Sözleşmesinin Hukuki Niteliği ve Genel Hükümler

1.1. Sözleşmenin Tanımı ve Unsurları

TBK m. 299 uyarınca kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Bu tanım, kira sözleşmesinin "rızai", "karşılıklı borç yükleyen" ve "sürekli edimli" niteliğini ortaya koyar.

Kira sözleşmesinin kurulması için tarafların irade beyanlarının uyuşması yeterlidir; kanunda aksi belirtilmedikçe şekil şartına tabi değildir. Ancak, ispat hukuku açısından, özellikle tahliye taahhütnamesi veya kira bedeli tespiti gibi hususlarda yazılılık, HMK m. 200 uyarınca senetle ispat zorunluluğu kapsamında hayati önem taşır. Yargıtay uygulamasına göre, yazılı bir kira sözleşmesi bulunmasa dahi, taraflar arasında fiili bir kira ilişkisinin varlığı (kira ödemeleri, fatura abonelikleri vb. ile) kanıtlandığında, TBK hükümleri aynen uygulanır.

1.2. Konut ve Çatılı İşyeri Kiralarının Özellikleri

TBK, genel kira hükümlerinden (m. 299-338) ayrı olarak, konut ve çatılı işyeri kiraları için (m. 339-356) kiracıyı daha fazla koruyan özel hükümler getirmiştir. Bu ayrım, tahliye sebeplerinin sınırlılığı (numerus clausus) ilkesi açısından kritiktir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında, kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez; ancak kanunda sayılan sınırlı tahliye sebeplerinin varlığı halinde mahkeme kararı veya icra marifetiyle tahliye sağlayabilir.

Bölüm II: Kira Bedelinin Belirlenmesi ve Uyarlanması Uyuşmazlıkları

Ekonomik dalgalanmaların en çok etkilediği alan, kira bedelinin belirlenmesidir. 2022-2024 yılları arasında uygulanan %25 kira artış sınırının (TBK Geçici Madde) 1 Temmuz 2024 itibarıyla sona ermesiyle birlikte, 2025 yılında kira tespit ve uyarlama davalarında patlama yaşanmıştır. Yargıtay'ın bu dönemdeki içtihat değişikliği, uygulamanın seyrini tamamen değiştirmiştir.

2.1. Kira Bedelinin Tespiti Davası (TBK m. 344)

TBK m. 344/3 uyarınca, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde, taraflar arasında anlaşma olup olmadığına bakılmaksızın, hakim tarafından yeni kira bedeli belirlenebilir.

2.1.1. "Hak ve Nesafet" İndirimi ve Emsal Rayiçler

Kira tespit davalarında hakim;

  • Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını,
  • Kiralananın durumunu,
  • Emsal kira bedellerini, göz önünde tutarak hakkaniyete uygun bir bedel belirler.

Burada en kritik husus, Yargıtay'ın yerleşik uygulaması olan **"Eski Kiracı İndirimi"**dir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bilirkişi tarafından belirlenen piyasa rayiç bedelinden, kiracının eski kiracı olduğu gözetilerek %10 ile %20 oranında (genellikle %15) bir hakkaniyet indirimi yapılmasını zorunlu kılmaktadır.

2.1.2. 5 Yıllık Süre Şartı ve Dava Açma Zamanı

Kira tespit davası, her zaman açılabilir; ancak mahkemece belirlenecek yeni bedelin hangi dönemden itibaren geçerli olacağı, davanın açılma zamanına veya ihtarnameye bağlıdır.

  • İhtarname Etkisi: Yeni kira döneminin başlangıcından en geç 30 gün önce dava açılmışsa veya bu süre içinde kira bedelinin artırılacağına dair yazılı ihtarname tebliğ edilmişse, mahkemece belirlenecek kira bedeli, bu yeni kira döneminin başından itibaren geçerli olur (TBK m. 345/2).
  • İhtarın Yokluğu: Eğer 30 günlük süre kaçırılmışsa, belirlenen bedel bir sonraki kira yılından itibaren geçerli olacaktır ki bu durum kiraya veren için bir yıllık ciddi bir hak kaybı anlamına gelir.

2.2. Kira Uyarlama Davası (TBK m. 138): Yargıtay'ın Görüş Değişikliği (2024-2025)

Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülemeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü durumların (aşırı enflasyon, devalüasyon, pandemi vb.) ortaya çıkması halinde, "aşırı ifa güçlüğü" nedeniyle sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması talep edilebilir. Ancak, 2024 ve 2025 yıllarında Yargıtay, kira hukukunda bir devrim niteliğinde içtihat değişikliğine gitmiştir.

2.2.1. Tespit ve Uyarlama Arasındaki Keskin Ayrım

Eskiden, 5 yılı dolmayan sözleşmelerde enflasyonist baskı nedeniyle uyarlama davaları kabul edilmekteydi. Ancak Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 27.02.2024 tarihli, E. 2023/2580 ve K. 2024/792 sayılı kararı ile bu kapı büyük ölçüde kapatılmıştır.

Yargıtay'ın Gerekçesi: Yargıtay, TBK m. 344 hükmünün (kira tespiti), kira hukukuna özgü "özel hüküm" (lex specialis), TBK m. 138 hükmünün (uyarlama) ise "genel hüküm" (lex generalis) olduğunu vurgulamıştır. Yargıtay'a göre, kira bedelinin artırılması prosedürü TBK m. 344'te özel olarak düzenlendiğinden, salt enflasyon artışı veya ekonomik dalgalanmalar nedeniyle 5 yıllık süre dolmadan TBK m. 138'e dayanılarak uyarlama istenemez. Yargıtay, tacir olan veya basiretli davranması gereken kişilerin ülkemizdeki enflasyon gerçeğini öngörebileceğini, dolayısıyla "öngörülemezlik" unsurunun oluşmadığını kabul etme eğilimindedir.

Hukukçular İçin Çıkarım: 2025 itibarıyla, henüz 5 yılı dolmamış kira sözleşmelerinde "ekonomik kriz" gerekçesiyle açılacak uyarlama davalarının reddedilme riski çok yüksektir. Bu davalarda başarı şansı, ancak olağanüstü durumun (örneğin taşınmazın bulunduğu bölgenin vasfının tamamen değişmesi, mücbir sebep vb.) ekonomik parametrelerin ötesinde somutlaştırılmasıyla mümkündür.

Bölüm III: Kiracıdan Kaynaklanan Tahliye Sebepleri ve Usul Hükümleri

Kiracıdan kaynaklanan tahliye sebepleri, kiracının kusurlu davranışlarına veya iradi taahhütlerine dayanır.

3.1. Yazılı Tahliye Taahhütnamesi (TBK m. 352/1)

Tahliye taahhütnamesi, kiraya verenin elindeki en güçlü ancak şekil şartları en katı enstrümandır. TBK m. 352/1 uyarınca, kiracı, kiralananın tesliminden sonra, belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği halde boşaltmazsa, kiraya veren bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak zorundadır.

3.1.1. Geçerlilik Şartları ve "Boş Kağıda İmza" (Beyaza İmza) İçtihadı

Uygulamada en sık rastlanan uyuşmazlık, kiracının "Taahhütnameyi kira sözleşmesiyle birlikte boş olarak imzaladım, tarih sonradan dolduruldu" savunmasıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 3. Hukuk Dairesi'nin Yerleşik İçtihadı: Yargıtay, "beyaza imza" atan kişinin, o belgenin sonradan doldurulan içeriğini kabul etmiş sayılacağını, bunun aksinin (yani belgenin irade dışı doldurulduğunun) ancak yazılı delil (senetle ispat) ile kanıtlanabileceğini hüküm altına almıştır. Tanımla ispat, bu konuda kesinlikle kabul edilmemektedir.

Örnek Karar (2025 Dönemi): Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 28 Haziran 2025 tarihli (Resmi Gazete yayımı) ve E: 2024/4052 sayılı kararında; kira sözleşmesi düzenlenirken baskı altında imzalandığı iddiasının dinlenmeyeceği, imzanın inkar edilmediği sürece taahhütnamenin geçerli olduğu ve düzenleme ile tahliye tarihlerinin sonradan doldurulmasının belgenin sıhhatine halel getirmeyeceği bir kez daha teyit edilmiştir.

Aile Konutu İtirazı: Eğer kiralanan yer "aile konutu" ise, TBK m. 349 ve TMK m. 194 gereği diğer eşin de rızası (imzası) gereklidir. Yargıtay HGK, tapuda şerh olmasa bile aile konutu vasfının varlığını yeterli görmekte, ancak bu iddianın "Aile Konutu Tespit Davası" ile mahkeme önünde kanıtlanmasını şart koşmaktadır. Bu tespit davası, tahliye davası veya takibi için "bekletici mesele" yapılır.

3.1.2. Usuli Tuzaklar: 1 Aylık Hak Düşürücü Süre

Tahliye taahhüdünde belirtilen tarihten itibaren 1 ay içinde icra takibi başlatılmaz veya dava açılmazsa, taahhütname hukuki geçerliliğini yitirir. Bu süre kamu düzenine ilişkindir ve hakim tarafından resen gözetilir. Ancak, bu 1 aylık süre içinde kiracıya "dava açılacağına dair" yazılı bir bildirim (ihtarname) yapılırsa, dava açma süresi bir kira yılı boyunca uzamış sayılır (TBK m. 353 kıyasen uygulanır).

3.2. İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye (TBK m. 352/2)

Kiracının kira bedelini ödememesi nedeniyle, bir kira yılı içinde kendisine iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olması durumunda, kira yılının bitiminden itibaren 1 ay içinde tahliye davası açılabilir.

Tablo 1: İki Haklı İhtarın Şartları ve Yargıtay Kriterleri

ŞartAçıklamaYargıtay İçtihadı/Yorumu
Süre Kapsamı Bir kira yılı içinde (veya 1 yıldan kısa sözleşmelerde kira süresi içinde). Her kira yılı kendi içinde değerlendirilir. Geçmiş yılların ihtarları yeni yıla taşınmaz.
İhtar Sayısı En az iki ayrı ihtar. İhtarlar, farklı aylara ait borçlar için olmalıdır.
Haklılık İhtar tebliğ edildiği anda borç ödenmemiş olmalıdır. İhtar tebliğ edilmeden önce veya tebliğ anında ödeme yapılırsa ihtar haksızdır. Tebliğden sonra ödeme yapılması, ihtarın haklılığını ortadan kaldırmaz.
Muacceliyet Kaydı Sözleşmede "bir taksit ödenmezse tüm yıl muaccel olur" kaydı varsa. Muacceliyet kaydı varsa, tüm yılın kirası tek bir borç kalemi haline gelir. Bu durumda iki ayrı ihtar çekilemez (tek ihtar oluşur), dolayısıyla bu sebebe dayalı tahliye davası açılamaz.

Dava Açma Süresi: İki haklı ihtarın oluştuğu kira yılının bitiminden başlayarak 1 ay içinde dava açılmalıdır. Bu süre de hak düşürücüdür. Yargıtay kararlarına göre, ihtarname ile bu sürenin uzatılması mümkündür.

3.3. Temerrüt Nedeniyle Tahliye (TBK m. 315)

Kiracı, muaccel olan kira bedelini veya yan giderleri ödemezse, kiraya veren yazılı olarak (konut ve çatılı işyerleri için) en az 30 gün süre verip, ödenmemesi halinde sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir.

Yan Giderler (Aidat): Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (HGK) güncel kararları ışığında, kira sözleşmesinde kiracının ödeyeceği kararlaştırılan elektrik, su, aidat gibi yan giderlerin ödenmemesi de kira borcunun ödenmemesi hükmündedir ve TBK m. 315 uyarınca tahliye nedenidir.

İcra Yoluyla Tahliye (Örnek 13): Uygulamada en hızlı yöntemdir. Ödeme emrinin tebliğinden itibaren kiracı 7 gün içinde itiraz etmez ve 30 gün içinde ödeme yapmazsa, temerrüt oluşur ve İcra Hukuk Mahkemesi'nden tahliye istenir. Sulh Hukuk Mahkemesi'ndeki davalar yıllarca sürebilirken, İcra Hukuk Mahkemesi süreci (itiraz yoksa) 3-4 ayda sonuçlanabilir.

Bölüm IV: Kiraya Verenden Kaynaklanan Tahliye Sebepleri

Mülkiyet hakkının özüne dokunan bu sebeplerde, kanun koyucu kiraya verene tahliye imkanı tanımış ancak bunu "samimiyet" ve "şekil şartları" ile sınırlandırmıştır.

4.1. Gereksinim (İhtiyaç) Nedeniyle Tahliye (TBK m. 350/1)

Kiraya veren; kendisi, eşi, altsoyu (çocuk, torun), üstsoyu (anne, baba) veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle tahliye davası açabilir.

4.1.1. "Gerçek, Samimi ve Zorunlu" Kriteri

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ihtiyaç iddiasının lafzi beyanını yeterli görmez. İhtiyacın "gerçek, samimi ve zorunlu" olduğunun ispatını arar.

  • Kabul Edilen Durumlar: Kiraya verenin kirada oturması (karine olarak ihtiyacı gösterir), sağlık sebepleri (örneğin kalp hastasının asansörsüz binadan asansörlüye geçme isteği), yetişkin çocuğun evlenmesi veya ayrı eve çıkma isteği.
  • Reddedilen Durumlar: Taşınmazı daha yüksek bedelle başkasına kiralama amacı (kötü niyet), henüz doğmamış veya belirsiz ihtiyaçlar (örneğin, "ileride lazım olur" düşüncesi), aynı bölgede boş başka bir evinin bulunması.

Yargıtay 3. HD 2018/7829 E., 2019/131 K. sayılı kararında; 80 yaşının üzerindeki ve bakıma muhtaç kiraya verenin, çocuklarına yakın yaşama isteği konusundaki ihtiyacını "samimi, gerçek ve zorunlu" olarak değerlendirmiştir.

4.1.2. Yeni Malikin İhtiyacı (TBK m. 351) ve Kritik Süreler

Kiralananı sonradan edinen kişi, sözleşmenin tarafı haline gelir. Yeni malik, konut veya işyeri gereksinimi varsa, edinme tarihinden başlayarak 1 ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek (ihtarname) zorundadır.

Süreç Yönetimi (Yargıtay İçtihatları Işığında):

  • İhtarname (1 Ay): Tapu devir tarihinden itibaren 1 ay içinde ihtarname tebliğ edilmelidir (gönderilmesi yetmez, tebliğ esastır). Bu süre hak düşürücüdür. İhtar çekilmezse, TBK m. 351'e dayalı (6 ay sonra) dava hakkı düşer; ancak eski malikin sözleşme süresinin sonu beklenebilir.
  • Dava Açma (6 Ay): İhtarnamenin tebliğinden itibaren 6 ay geçtikten sonra dava açılabilir.
  • Seçimlik Hak (Yargıtay 3. HD 11.03.2025 Tarihli Karar): Yargıtay'ın güncel içtihadına göre, yeni malik 6 aylık süreyi beklemek zorunda değildir; dilerse eski kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren 1 ay içinde de dava açabilir. Yani yeni malik, hangisi daha erken veya avantajlıysa (6 ay bekleme süresi veya sözleşme bitimi) onu seçebilir.

4.2. Yeniden İnşa ve İmar Nedeniyle Tahliye (TBK m. 350/2)

Yapının esaslı onarımı, genişletilmesi, değiştirilmesi veya yıkılıp yeniden yapılması gerekiyorsa ve bu çalışmalar sırasında taşınmazın kullanımı fennen imkansızsa, tahliye istenebilir.

4.2.1. "Onaylı Proje" Zorunluluğu

Bu dava türünde en kritik delil, "mimari proje"dir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, davanın açıldığı sırada veya yargılama aşamasında, belediyece onaylanmış mimari projenin veya en azından avan projenin mahkemeye sunulmasını şart koşmaktadır. Salt "tadilat yapacağız" beyanı veya basit onarımlar (boya-badana, mutfak dolabı değişimi) tahliye sebebi sayılamaz.

Geçici Boşaltma (TBK m. 319): Eğer tadilat esaslı değilse veya kısa süreliyse, mahkeme tahliye yerine "geçici boşaltma" kararı verebilir. Bu durumda sözleşme sona ermez, tadilat bitince kiracı geri döner. Bu sürede kira bedeli ödenmez.

4.2.2. Yeniden Kiralama Yasağı (TBK m. 355)

Kiraya veren, gereksinim veya yeniden inşa sebebiyle tahliyeyi sağladığında, haklı sebep olmaksızın kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz. Aksi halde, eski kiracıya son bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü olur.

Yargıtay 3. HD (2024-2025 İçtihadı): Tazminat hakkının doğması için tahliyenin cebri icra veya mahkeme kararı ile gerçekleşmiş olması şartı aranır. Kiracının, davayı kaybetme ihtimalini görerek veya ihtarname üzerine "kendiliğinden" (rızaen) evi boşaltması durumunda, TBK m. 355 tazminatına hak kazanamayacağına dair kararlar mevcuttur.

Bölüm V: On Yıllık Uzama Süresi Sonunda Tahliye (TBK m. 347)

Kiracı korumasının mutlak sınırı, 10 yıllık uzama süresidir. Kanun koyucu, 10 yıl uzayan (toplamda genellikle 11 yıl süren) bir ilişkiden sonra mülk sahibine sebepsiz fesih hakkı tanımıştır.

5.1. Sürenin Hesaplanması (1+10+1 Formülü)

Bu konuda hukukçular arasında dahi kafa karışıklığı yaşanmaktadır. Yargıtay'ın formülü nettir:

Örnek: 01.01.2013 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli bir sözleşme olsun.

  • Sözleşme Süresi: 1 Yıl (01.01.2014'te biter).
  • Uzama Süresi: 10 Yıl (01.01.2014'ten 01.01.2024'e kadar uzar).
  • Fesih Hakkının Doğumu: 10 yıllık uzama süresinin bitimini takip eden yeni uzama yılının sonunda (yani 01.01.2025 tarihinde) tahliye istenebilir.

5.2. İhtarname ve Şekil Şartı

Kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce (yukarıdaki örnekte en geç 30 Eylül 2024'e kadar) kiracıya yazılı bildirimde bulunmak zorundadır.

Yargıtay 3. HD Kararı (2024-2025): İhtarname süresi "hak düşürücü" niteliktedir. Süre kaçırılırsa dava reddedilir; ancak gönderilen ihtarname "bir sonraki yıl" için geçerli kabul edilerek, ertesi yıl tekrar ihtar çekmeye gerek kalmaksızın dava açılabilir.

Bölüm VI: Usul Hukuku ve Yargılama Pratiği

6.1. Dava Şartı Arabuluculuk

1 Eylül 2023 tarihinden itibaren, 7445 sayılı Kanun ile kira uyuşmazlıklarında (ilamsız icra takipleri hariç olmak üzere; tahliye, tespit, uyarlama, alacak davaları) dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartı haline gelmiştir.

  • Uygulama: Arabuluculuğa başvurulmadan açılan davalar, HMK m. 115/2 uyarınca mahkemece "dava şartı yokluğundan usulden reddedilir". Başvuru yapıldıktan sonra anlaşamama tutanağının aslı veya onaylı örneği dava dilekçesine eklenmelidir.
  • Yargıtay 3. HD 26 Mayıs 2025 Tarihli Karar: Dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun, tahliye davası açma hakkının doğumundan (örneğin ihtar süresinin bitiminden) sonra yapılması gerektiğini, hak doğmadan yapılan başvurunun geçersiz olduğunu vurgulamıştır.

6.2. Görev ve Yetki

  • Görevli Mahkeme: HMK m. 4 uyarınca, kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıklarda (miktar ve değere bakılmaksızın) Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. (İcra takibine itirazın kaldırılması ve tahliye taleplerinde İcra Hukuk Mahkemesi görevlidir).
  • Yetkili Mahkeme: Genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6). Ayrıca sözleşmenin ifa edileceği yer (genellikle taşınmazın bulunduğu yer veya kira bedelinin ödendiği yer - TBK m. 89 götürülecek borç ilkesi gereği kiralayanın ikametgahı) mahkemesi de yetkilidir (HMK m. 10). Taşınmazın aynına ilişkin bir dava olmadığından kesin yetki kuralı yoktur.

6.3. Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti

Yargıtay 3. HD 12.02.2025 ve 25.11.2024 Tarihli Kararları:

  • Kiracılık Sıfatının Tespiti Davası: Harcı yatırılan bir yıllık kira bedeli üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmelidir.
  • Kira Tespiti Davası: Karar ve ilam harcı, aylık kira farkı (artış miktarı) üzerinden hesaplanarak alınır.
  • Cezai Şart: Sözleşmenin erken feshinden kaynaklı cezai şart alacağının tespiti davasının usulden reddi halinde, davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilir.

Sonuç

Kira hukuku, salt mevzuat hükümleriyle değil, Yargıtay'ın ekonomik ve sosyal koşullara göre şekillenen dinamik içtihatlarıyla yürüyen bir hukuk dalıdır. Elmas Hukuk Bürosu olarak hazırladığımız bu raporda görüldüğü üzere, 2025 yılı itibarıyla özellikle "uyarlama davalarının kısıtlanması", "yeni malikin seçimlik hakları" ve "tahliye taahhütnamesinde beyaza imza" konularında yüksek yargının tavrı nettir. Hukukçuların, müvekkillerini yönlendirirken, 1 günlük sürelerin dahi hak düşürücü olduğu bu alanda, güncel Yargıtay kararlarındaki nüanslara (örneğin; ihtarın tebliğ zamanı, projenin onayı, arabuluculuk zamanlaması) azami dikkat etmesi gerekmektedir.

Ek: Özet Tablolar ve Yargıtay Karar Referansları

Tablo 2: Tahliye Davalarında Kritik Süreler ve Yasal Dayanaklar

Tahliye SebebiYasal Dayanakİhtarname SüresiDava Açma SüresiArabuluculuk
Yazılı Taahhüt TBK m. 352/1 Şart değil (Takip/Dava yeterli) Taahhüt tarihinden itibaren 1 ay Zorunlu
İki Haklı İhtar TBK m. 352/2 İki ayrı ihtar (tebliğ şart) Kira yılı bitiminden itibaren 1 ay Zorunlu
Gereksinim (İhtiyaç) TBK m. 350/1 Belirsiz sürelide fesih dönemleri Belirli sürelide bitimden itibaren 1 ay Zorunlu
Yeni Malik İhtiyacı TBK m. 351 Edinmeden itibaren 1 ay (Kesin) 6 ay sonra veya sözleşme bitiminde 1 ay Zorunlu
10 Yıllık Süre TBK m. 347 Her uzama yılı bitiminden 3 ay önce Uzama yılı bitiminden itibaren 1 ay Zorunlu
Temerrüt (Ödenmeme) TBK m. 315 En az 30 gün ödeme süreli ihtar Süre bitiminde derhal (Sulh Hukuk veya İcra) Zorunlu (Davada)

Tablo 3: 2024-2025 Dönemi Öne Çıkan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları

Karar Tarihi/EsasKonuÖzet Hüküm
27.02.2024 (2023/2580 E.) Uyarlama vs. Tespit Enflasyonist ortamda TBK 138 (uyarlama) yerine öncelikle TBK 344 (tespit) uygulanmalıdır. 5 yıl dolmadan uyarlama zordur.
28.06.2025 (2024/4052 E.) Tahliye Taahhüdü Sözleşme kurulduktan sonra verilen taahhütnamenin "baskı altında" verildiği iddiası, hayatın olağan akışına aykırıdır.
11.03.2025 Yeni Malik Yeni malik, ihtar şartını sağlarsa 6 ayı beklemek zorunda değildir; sözleşme süresi bitiminde de dava açabilir.
26.05.2025 Arabuluculuk Arabuluculuk başvurusu, dava hakkı doğduktan (süreler dolduktan) sonra yapılmalıdır. Erken başvuru geçersizdir.
26.01.2024 (HGK) Kira Ödemesi Taşınmaz fiilen boşaltılsa bile, anahtar resmen teslim edilmedikçe kira ödeme yükümlülüğü devam eder.

YASAL UYARI VE SORUMLULUK REDDİ BEYANI

1. Genel Bilgilendirme Amacı:

İşbu "elmashukuk.net" adresli web sitesindeki tüm içerik ve makaleler, Elmas Hukuk Bürosu tarafından yalnızca genel bilgilendirme ve akademik paylaşım amacıyla hazırlanmıştır. İçerikte yer alan bilgiler, hukuki tavsiye, mütalaa veya icrai yönlendirme niteliğinde değildir.

2. Güncellik ve Değişiklik Riski:

Kira hukuku ve tahliye uyuşmazlıkları, Yargıtay içtihatlarının ve yasal düzenlemelerin sıkça değişebildiği dinamik bir alandır. Bu makalede yer alan bilgiler, yazının yayım tarihi itibarıyla mevcut mevzuat ve Yargıtay kararlarına (2024-2025 dönemi) dayanmaktadır. Ancak, kanunlarda yapılabilecek değişiklikler veya Yargıtay'ın görüş değiştirmesi (içtihat değişikliği) durumunda, buradaki bilgiler güncelliğini yitirebilir. Elmas Hukuk Bürosu, mevzuat değişikliklerinden kaynaklı olası uyumsuzluklardan sorumlu tutulamaz.

3. Avukat - Müvekkil İlişkisi:

Bu web sitesindeki bilgilerin okunması, kullanılması veya yorumlanması, Elmas Hukuk Bürosu ile okuyucu arasında hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Sitede yer alan bilgiler, profesyonel hukuki danışmanlık hizmetinin yerini tutamaz.

4. Sorumluluk Reddi:

Ziyaretçilerin, somut hukuki uyuşmazlıklarında (dava açma, ihtarname gönderme, sözleşme feshi vb.) bu web sitesindeki bilgilere dayanarak, profesyonel hukuki destek almaksızın gerçekleştirdikleri işlemlerden doğabilecek hak kayıplarından, maddi veya manevi zararlardan Elmas Hukuk Bürosu ve makale yazarları sorumlu değildir. Her hukuki olay, kendi somut şartları içinde değerlendirilmelidir.

Telif Hakkı:

Bu web sitesinin tüm hakları Elmas Hukuk Bürosu'na aittir. Kaynak gösterilmeden ve izinsiz olarak kısmen veya tamamen alıntılanamaz, kopyalanamaz.

Bizi Takip Edin..!

Bireysel ve kurumsal müvekkillerimize; dürüstlük, gizlilik ve profesyonellik ilkeleri ışığında hukuki hizmet sunuyoruz.

Hızlı Linkler

Çalışma Saatleri

  • iconPazartesi - Cuma : 08.00 - 18.00
  • iconCumartesi - Pazar : Kapalı

İletişim

1

Size Nasıl

Yardımcı Olabiliriz?