Türkiye, diş hekimliği alanında sunduğu yüksek standartlar sayesinde küresel bir sağlık turizmi merkezi haline gelmiştir. Ancak yurt dışında ikamet edip Türkiye’de tedavi olan hastaların yaşadığı "malpraktis" (tıbbi uygulama hatası) vakaları, sadece tıbbi sorunlara değil, aynı zamanda ciddi maddi kayıplara da yol açmaktadır.
Bu makalede, implant tedavisi hatalı yapılan bir hastanın, telafi tedavileri için harcadığı uçak bileti, konaklama ve ulaşım giderlerini hukuken talep edip edemeyeceği, güncel Yargıtay kararları ve kanun maddeleri ışığında incelenmiştir.
1. Diş İmplant Tedavisinin Hukuki Niteliği: Eser Sözleşmesi
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, diş hekimliği uygulamaları niteliğine göre ikiye ayrılır. Diş çekimi veya genel muayene "Vekalet Sözleşmesi" kapsamında değerlendirilirken; diş protezi, kron kaplama ve implant gibi bir sonucun meydana getirilmesini gerektiren işlemler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 470 uyarınca "Eser Sözleşmesi" olarak kabul edilmektedir.[1]
Eser sözleşmesinde hekim (yüklenici), hastaya karşı sadece özen borcuyla değil, aynı zamanda "sonuç taahhüdü" ile sorumludur.[1, 2] İmplantın çene kemiğine sağlıklı bir şekilde tutunması ve fonksiyonel hale gelmesi hedeflenen bir sonuçtur.
İmplantın sürekli düşmesi veya yerinden çıkması, hekimin taahhüt ettiği eseri "ayıpsız" olarak teslim edemediğini ve hukuki sorumluluğunun doğduğunu gösterir.
2. Ayıplı Hizmet ve Tazminat Sorumluluğu
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında, özel sağlık kuruluşlarında yapılan hatalı işlemler "ayıplı hizmet" niteliğindedir. İmplantın kısa süre içinde birden fazla kez başarısız olması, tıbbi bir komplikasyon sınırını aşarak uygulama hatasına işaret eder.
Bu durumda hasta, TBK m. 475 ve 6502 sayılı Kanun m. 15 uyarınca;
- Ödenen bedelin iadesini,
- Ayıbın ücretsiz giderilmesini (tedavinin yenilenmesini),
- Bu süreçte oluşan tüm maddi ve manevi zararların tazminini
talep edebilir.
3. Yol ve Konaklama Giderlerinin Tazmini (Maddi Tazminat)
Sağlık turizmi kapsamında yurt dışından gelen hastalar için en önemli zarar kalemlerinden biri, hatalı tedaviyi düzelttirmek amacıyla yapılan ek seyahat harcamalarıdır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesi uyarınca, bedensel zarara uğrayan kişi tüm tedavi giderlerini talep edebilir.[3] Yargıtay, bu maddeyi geniş yorumlayarak tedavinin zorunlu kıldığı ulaşım ve yan giderleri de tazminat kapsamına dahil etmektedir.
Konuya İlişkin Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi Kararları:
- Yargıtay 19. Hukuk Dairesi (08.03.1996, 8040/2129): Tedavi amacıyla yapılan ulaşım giderlerinin, kusurlu olan tarafa yüklenmesi gerektiğini hükme bağlamıştır.[3]
- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (2019/3356 K.): Tedavi amacıyla yapılan uçak bileti ve diğer ulaşım masraflarının, belgelenmesi kaydıyla maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğini vurgulamıştır.
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi (2022/1609 K.): Davacının tedavi amaçlı yaptığı uçak bileti bedelinin maddi tazminat kalemleri arasında yer alacağına karar vermiştir.[4]
Hatalı işlem nedeniyle hastanın ikamet ettiği ülkeden Türkiye’ye tekrar gelmek zorunda kalması durumunda; uçak biletleri, havalimanı transferleri ve konaklama faturaları hatalı tedavinin doğrudan bir sonucudur.
Bu giderler ile hatalı işlem arasında doğrudan bir illiyet bağı bulunduğu için tazmini zorunludur.
4. Manevi Tazminat Hakkı
İmplantın başarısız olması ve tedavinin tekrarlanması, hastanın beslenme fonksiyonlarını bozmakta ve ciddi bir psikolojik yıpranmaya neden olmaktadır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi (2017/1532 E., 2018/2978 K.) sayılı kararında; hatalı diş tedavisi süreçlerinde hastanın çektiği acı, ızdırap ve eksik diş nedeniyle yaşadığı olumsuz psikolojik etkilerin uygun bir manevi tazminatla giderilmesi gerektiğini belirtmiştir.
5. Görevli Mahkeme ve Usul
Özel klinik ve polikliniklerde gerçekleştirilen diş tedavileri "tüketici işlemi" sayılmaktadır.[5, 1] Bu nedenle, ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümü için Tüketici Mahkemeleri görevlidir.
Ayrıca, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecine başvurulması bir dava şartıdır.
Sonuç
Yurt dışında yaşayan bir hastanın Türkiye’deki tedavisi sonucunda implantlarının başarısız olması, hukuken "ayıplı ifa" teşkil eder.
Bu durumda hasta, sadece ana tedavi ücretini değil, aynı zamanda;
- Uluslararası ve şehir içi ulaşım (uçak bileti, taksi vb.) masraflarını,
- Tedavi süresince yapılan konaklama giderlerini,
- Yaşadığı bedensel ve ruhsal acı için manevi tazminatı
talep etme hakkına sahiptir.
Bu harcamaların fatura veya bilet gibi belgelerle desteklenmesi, hukuki sürecin başarısı ve tazminat miktarının kesinleşmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Elmas Hukuk Bürosu
Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunması nedeniyle, hak kaybına uğramamak adına uzman bir avukattan hukuki destek alınması tavsiye edilir.